Kategori arşivi: Aşk % İlişkiler

Aşk ve ilişkiler Kategorisi,

Sevgililer Günü Yaklaşıyor .. Ne Yapmalıyız

Sevgililer Günü  Bir Çok Gerçek Sevginin  anlamını pekiştiren bir gün  olarak  sevginni yogunyasanıldııg bır gundur ..

 

Roma katalik kilisesinin inanışına dayanan bir gündür aslında .. 14 subat Papa Gelasius tarafından ilan edilmiştir.

 

Bu Günde Sevgililer birbirlerine değerli hedıyeler ve anlam taısyan bır gun gecırmek adına farklı aktevıteler yaparlar peki sevgıler gununu nasıl anlamlı kılarız

herseyden önce hedıye den önce ona samımıyetınızı sadakatınızı  plana çıkararak gösterecegınız ılgıdır nıhayetınde hedıye 2 cı plana atabılırsınız hedıye anlam ve onem taşıyan kendınız bırseylerde yapabılırsınız en azından sızın sevgı emegınızın gececegı bırseyın anlamı ve manevıyatı  daha yüksek olur dıye düşünüyorum buna sızın aranızdakı bag durumana bağlı sevdıgınız ınsanın zevk ını bılgınız  seylere dayarak farklı seyler yapabılırsınız ılla pahalı hedıyeler alacaksınız dıye bırsey yok buna sartlandırmayın kendınızı  Yaşayacagınız ve yasatacagınız her sevgı kutsaldır ve degerlıdır unutmayın .

 

Sevgiler Gününüz Kutlu Olsun 🙂

Bir Kadın Herşeyse..

Genel olarak her nekadar erkek  ler  beyın bılınclerınde tüm herşey biziz  desede öyle değildir  erkeklerın kavramları bır yere kadar sınırlıdır her zaman için ..

Bir Kadın bir dünya üzerinde eşi benzeri yaratılmamış bır varlık  ..  bir ana bir ev bir ask bir sevgi bir sadakat bir nimet tabikide biz kadınlar  dediğim gibi kaınatı devam ettıren kusursuz bır varlık olarak  sen ne verirsen istediğin kadın karşında olur ..

Bir Erkek , KADINA verebilcegi sey maddiyat degıldır öncelıkle

BİR KADIN : Erkegin Duygusudur yaşaya bilene

BİR KADIN : Erkegin Namusudur Dik dura bilene

BİR KADIN : Erkegin himayesidir  tutabilene

BİR KADIN : Erkegin özelidir hissettire bilene

BİR KADIN : Erkegin Bebegidir Yüreginde büyüte bilene

BİR KADIN : Erkegin Beynidir paylaşa bilene

BİR KADIN : Erkegin nefesidir alması bilene

BİR KADIN : Erkegin Heyşeydir vermesini bilene ..  ne verirseniz mükâfatını bır kadından mutlak bır sekılde alırsınız ..

yeterkı kı bunu kalpten sadakatten merhametten bakarak yapın

kısa ve öz KADIN HERŞEYDİR ..

Akrep Burcu Erkeği İle Randevunuz mu Var?

Akrep Burcu erkeği, belki adı anıldığında kadınların en çok korktuğu erkeklerden biridir. Nedendir bilinmez Akrep burcunun genel anlamda kötü bir itibarı olması ile beraber, erkekleri daha da kötü nam salmıştır. Halbu ki; Akrep erkeği  Zodyak’ın en çekici, en derin ilişki kurabilen ve sevdiği kadına en sadık erkeğidir.

Tüm korku ve çekincelere ve kötü namına rağmen bu erkeğe bir buluşmalık şans verdiyseniz işte Akrep burcu erkeği ile buluşmadan önce bilmeniz gereken 7 şey!

Akrep Burcu Erkeği İle Randevunuz mu Var?

1.Akrep burcu erkeği seksapalitesi olan kadınlardan hoşlanır!

Her erkek bakımlı kadınlardan hoşlanır. Biraz dekolte her erkeğin hoşuna gidebilir. Ancak Akrep burcu erkeği seksapalitenin peşindedir. Bu erkek gerçek bir dekolte avcısıdır. Kadınsı, kadına ait her detay hoşuna gider. Derin yırtmaçlar, ince çoraplar, deri pantolonlar, kırmızı ruj, ince topuklu ayakkabılar ve stilettolar…

Bu erkekle buluşmaya giderken kıyafetlerinizde istediğiniz kadar cürretkar olabilirsiniz. “Ben dişiyim” diye bağıran ne kadar giysiniz varsa kullanın.

Akrep Burcu Erkeği ile Buluşmadan Önce Bilmeniz Gereken 7 Şey

2.Akrep burcu erkeği enerjisini doğru yönlendiren kadınları sever.

Akrep erkeği için ilk buluşma oldukça gerilimlidir. Kısa zamanda yada ilk buluşmada açılabilecek ve karşı tarafı tanıyabilecek bir erkek değildir. Bu erkek uzun uzun incelemek, detaylara bakmak ve karşı taraftan emin olmak ister. İçinde bir savaşçı ile yaşadığından, buluşmanın doğru kanallara akabilmesi için, kadın tarafından enerjisi yönetilmelidir. Sadece bir yemek değil belki de fiziksel hareket etmenizi sağlayacak bir buluşma hoşuna gidecektir.

Çok kalabalık olmayan, takip edildiği paranoyasına sahip olmadığı mekanlarda bir yemek ve sonrasında sakin bir yürüyüş ona iyi gelecektir.

  1. Güven duymak ister.

Yemek siparişini verdiniz. Başladınız muhabbete. Bu kısım Akrep erkeği için en önemli kısımdır. Çünkü bu kısımda sizi test edecektir. Kendinden bahsetmeyi tercih etmeyecek, sizi tanımaya çalışacaktır. Çok fazla soru soracaktır. En önemli şey, sorduğu sorulara dürüst cevaplar vermeniz. Cevaplarınızı asla unutmayacaktır. Bu erkeğin fil gibi hafızası vardır. Eğer yalan söylerseniz ve ileride bir gün açığa çıkarsa hiç şansınız yok. İleride bir gün yakalanmasanız bile, Akrep burcu erkeğinin hisleri çok kuvvetlidir, yalan söylediğinizi mutlaka hisseder ve eğer herhangi bir konuda yalan söylediğinizi hissederse, ilişkiniz o an başlamadan bitmiş demektir. Yemeğin geri kalanı sadece tamamlanması gereken dakikalar haline gelir.

Akrep Burcu Erkeği ile Buluşmadan Önce Bilmeniz Gereken 7 Şey

Aranızdaki Bağı Kuvvetlendirecek Ortak Değerler Önemlidir

  1. Ortak değerlere ve ortak paylaşımlara önem verir.

Akrep burcu erkeği, hayatının her bölümünde konu mutlaka çok temkinlidir. Mevzu partnerlik ilişkisi olduğunda da aynı temkini gösterecektir. Bir kadını önce tanıdık, sonra arkadaş sonra sevgili pozisyonuna sokacaktır. Bu sebeple her kademede aradaki bağı kuvvetlendirecek ortak noktalara ihtiyaç duyar. Aynı hobilere sahip olmanız, aynı aktiviteleri yapıyor olmanız, aynı müziği dinliyor, aynı politik görüşe sahip oluyor olmanız, onu rahatlatacak ve güvende hissettirecektir. Bu ortak paylaşımlardan bahsedebilmek için, bu erkekle buluşmadan önce yakın çevresinden biraz bilgi toplamayı denemelisiniz.

5.Akrep burcu erkeği zevk sahibidir.

Akrep burcu erkeği, tıpkı partnerinin dış görüntüsüne önem verdiği gibi hayatta bir çok konuda dış görünüşe, etikete ve markaya önem verir. Yemek sırasında içki tercihinizi sorduğunda cevabınız “şampanya” olmalıdır. Zevk sahibi olma ve eğlenceyi akla getirdiğinden, şampanya Akrep erkeği için mükemmel bir içkidir. Cevabınız ile beraber sizin de zevk sahibi bir kadın olduğunuzu düşünecektir.

  1. Cinsellik önemlidir.

Her şey yolunda gitti ve ilk buluşmanın sonuna geldiniz. Genel olarak ilk buluşmada kurulan ilk temaslar sakıncalıdır. İlişkinin devamlılığı için her şeyin bir solukta yaşanmaması tavsiye edilir. Ancak Akrep erkeği hisleri ile hareket eden, tensel temasa çok önem veren bir erkek olduğundan, ilk gece yaşanacak tutkulu bir cinsellik ve uyumlu bir ten uyumu bu erkeği peşinizden sürükleyebilir.

Siz siz olun dış görünüşünüz kadar iç görünüşünüzü de hazırlayıp buluşmaya gidin. Çünkü Akrep erkeği gerçekten çok çekicidir. Ona “hayır” demek çok zordur!

7.Akrep burcu erkeği ile sporsal faaliyetlere katılın.

İlk buluşmayı başarı ile atlattınız ve ilişkiye dair ilk adımlar atılmaya başlandı. Mars’ın hareket gücüne sahip bu erkeğin, olur olmaz patlamaları ile karşılaşmak istemiyorsanız, fiziksel gücünü tatminkar bir yolla kullanmasına destek olmalısınız.

Akrep Burcu Erkeği ile Buluşmadan Önce Bilmeniz Gereken 7 Şey

 

Beraber yapacağınız sporsal bir etkinlik, spor sonrası onda, sizinle ne kadar rahatladığı hissini uyandıracaktır. Spor salonu, havuz, tenis kortu yahut dans pisti… Seçim size kalmış.

 

Uyku Pozisyonunuz İlişkinizi Ele Veriyor

Yapılan araştırmalar uyku pozisyonunun ilişkiler hakkında verdiği ipuçlarını ortaya koyuyor. Çiftlerin %94ü tün uyurken birbirlerine dokunduklarında mesut hissettiklerini dile getiriyor. Ancak %10luk birleşik bölük müşterek müddet sonra henüz huzur uyuyabilmek maksadıyla ayrıldıklarını, %25i okunuşu eşleri yüzünden uyuyamadığını söyleme ediyor.

ÖZGÜR

Birbirine kapalı okunuşu güvende hissediyorlar. Bu pozisyo yardımıyla hem özgür hem okunuşu yakım olabiliyorlar.

SEVGİ DOLU

Bu konum çiftlerin kolaylıkla ve sevgi dolu olduğunu gösteriyor.

YASTIK YASTIĞA

Bu pozisyonda uyuyan çiftler yakınlık ve andıran iletişime yoksulluk duyuyor.

AŞK DÜĞÜMÜ

Yakınlık ve bağımsızlık arasında birleşik yerde hisseden çiftler bu şekilde uyuyor.

KAŞIK

Oldukça tradisyonel yalnız konum olan kaşık pozisyonunda uyuyan çiftlerde aut tarafta olan hami pozisyonu üstleniyor.

ROMANTİK

Genelde ilişkinin başlarında böyle uyuyan çiftler tutkulu hissediyor.

AŞIK

Romantik okunuşu yakın bu pozisyon bir kez tutam bağımlılığı da belirti ediyor.

SÜPER KAHRAMAN

Bir partnerin domine ettiği ve diğerinin azıcık henüz ikinci planda kaldığı ilişkilerdir.

RAHATINA meraklı

Rahatlığın geçmiş zaman geldiği ilişkilerdir. Nasıl isterseler öyle uyurlar.

Kaynak: PembeNar

KAYNAK : http://yenikadin.com/uyku-pozisyonunuz-iliskinizi-ele-veriyor-8692257-haberi/

Kadınları Cinsellikten Soğutan 10 Neden

cinselliğe ilginiz azalmaya başladıysa, isteksizlik yaşıyor fakat bunu kendinize bile itiraf etmeye çekiniyorsanız, bunun bir sebebi olmalı! ”yorgunum, derhal uyuyalım, başım ağrıyor” benzer biçimde cümleleri sık kurmaya başladıysanız, ilişkiniz kopma noktasına gelmeden bunun altında yatan sebebi keşfetmeye ne dersiniz?

cinsi sorunlar

uzm. Psk. Oya çelik, “hanımda cinsel cevap döngüsü istek, uyarılma, yayla, orgazm ve çözülme olmak üzere beş evreden doğar. Dilek evresi cinselliği başlatan ve şekillendiren en önemli evre. Dolaysıcaklıkyla isteğin azalması veya tamamen ortadan kalkması durumu öteki evrelerde de bozulmayı beraberinde getirir.” diyor ve ekliyor: “vajinismus benzer biçimde ağrı bozukluklarında, seks vehamet ve acı verici idraklandığından cinsellikten kaçınma ve cinsel isteğin azalması laf konusu olabiliyor. Vajinismus hastalarının birçoğu duydukları ağrı ve korkular nedeniyle cinsellikten kaçınıyor.”

uzm. Klinik psikolog başkak ise konu ve çözüm hakkındaki şunları söylüyor: “danışmanlık verdiğimiz çiftlerde kadınlar terapiye kadar cinselliğin olmadığı bir yaşfakat mecburmuş benzer biçimde durumu kabullenmiş oluyorlar. Cinselliği uzak durulması ihtiyaç duyulan bir dehşet anı şeklinde düşünmeleri de cinsi soğukluğa yol açıyor. Vajinismus hipnoterapi ile yaklaşık altı yedi seansta tamamen çözülebilmekte. Anorgazmi da çok yaygın bir cinsel soğukluk nedeni. Biroldukça sebebe bağlı olmakla birlikte cinselliği, cinsel hazzı kendi vücudunda tanıyamamış ve eşeysel hazza dair bir deneyimden yoksun hanımefendiler için cinsellik ancak başkası için katlanılması gereken anlam ifade etmeyen bir müddetç. çok yüksek bir orana sahip olan orgazm bozukluğu sorunu da hipnoterapi ile çok çabuk çözülebiliyor.”

stres

stres ve depresyon tüm yaşamı olumsuz etkilediği gibi eşeysel yaşamında da sorunlara sebep olabiliyor. Istanbul tıp fakültesi psikiyatri anabilim dalı’ndan uzm. Psk. Oya çelik, “ekonomik güçlükler, rahatsızlık ve ölümler, yoğun iş ömürının getirdiği olumsuzluklar şeklinde kişide sıkıntı ve üzüntü yaratan olaylar dönemsel olarak cinsi isteği azaltabiliyor. örneğin; iş stresi yaşayan, ekonomik koşulları mevzusunda yoğun kaygı duyan bir kişinin dikkatini bedenine, cinselliğe ve partnerine yöneltmesi güç olabiliyor. ömürın üzücü olayları uzun süreli streslere, depresyon ve tükenmişlik gibi psikolojik sorunlara da sebep olabiliyor. Bu problemler da eşeysel ilgiye tesir edebiliyor. Böylesi durumlarda öncelikle içerisinde olunan sıkıntılı sürecin atlatılması için girişimlerde bulunulması gerekiyor.” diyor.

kullanilan devalar

böbrek üstü bezlerinin fazla yahut az çalışması, tiroid hormonlarının azlığı, depresyon, anksiyete bozuklukları benzer biçimde fiziksel ve psikiyatrik hastalıklar da cinsi isteği azaltabiliyor. Ek olarak bu hastalıklarda kullanılan devalar da cinsi isteğin azalmasına niçin olabiliyor. Uzm. Klinik psikolog-hipnoterapist mehmet başkak, “bütün devalar yararlarının yanı sıra yan etkisinde bırakır de yer alıyor. özellikle bünyeyi duyarsızlaştırmaya, uyuşturmaya dayalı ilaçlar kullanıldığında eşeysel hayatta ciddi sorunlar yaşanabiliyor. Hekimler ile ilaçların yan etkilerini mevzuşmak, bu devaların yan etkilerini öğrenmek ve icap ettiğinde değiştirilmesini sağlamak gerekebilir” diyor. Uzm. Psk. Oya çelik ise cinsel isteğin azalmasına neden olan etkenin bir rahatsızlık yahut ilaç olması niteliğinde eşeysel arzu bozukluğu tanısı konulmadığını, öncelikle mevcud hastalığın tedavisinin tamamlanması veya ilacın değiştirilmesi icap ettiğini, hemen sonra ihtiyaç duyulursa cinsel terapinin uygulanmış olduğunı söylüyor.

partnerin eşeysel sorunlari

partnerin erken deşarj, kemikleşme sıkıntılığu, eşeysel isteksizlik, boşalım kuvvetlikleri gibi sorunlar yaşaması bir süre sonra sizinde ihtarlma ve doyum mevzularında sorunlar yaşamanıza sebep olabiliyor. Uzm. Psk. Oya çelik, “partnerinde cinsel işlev bozukluğu olan kadınlardan çoğunlukla ‘başlarda çok istekli ve istekliydim sadece sıkıntı tekrarladıkça benim de isteğim azaldı, artık ben de çok yaklaşmıyorum. Sonucunda aynı şey olacaksa seks olsa ne olur, olmasa ne olur’ gibi söylemler duyabiliyoruz. Eşlerden birindeki cinsel sorun çoğunlukla öteki kişide de eşeysel problemlerın ortaya çıkmasına neden oluyor” diyor. Uzm. Klinik psikolog başkak “erkeklerdeki sertleşememe, erken deşarj benzer biçimde cinsi sorunlar, kadınlardaki beklentiyi karşılayamadığından bir süre sonra cinsi ilişkiye karşı bitkinlik, bıkkınlık, sıkılma şeklinde etkiler oluşturabiliyor ya da uçurumım kalan cinselliğin olumsuzluğu bilinçaltı düzeyde ilişkiye karşı soğukluk geliştirmelerine sebep olabiliyor.” diyor.

kisa süreli ön sevişme

partnerin sonuç odaklı ve empatiden mahrum davranması, ön birlikteliğin her seferinde süratle geçilmesi de kadınlarda zamanla cinsi soğukluk yaratabiliyor. ön ilişki hanımı da, erkeği de psikolojik ve fiziksel olarak cinsi birleşmeye hazırlaması açısından önemli. Doyurucu bir seks için de aceleye getirilmemesi şart.

vücudunu küçümse

“doğumdan sonrasında aldığım kiloları veremedim”, “emzirme döneminden sonrasında göğüslerim sarktı” gibi düşüncelerle kendinizi küçümsenir hale gelmeniz, peşinden da “artık beni çekici bulmuyor” düşüncesine kapılmanız eşeysel yaşamınızı olumsuz etkiliyor olabilir. Uzm. Psk. çelik, hanımefendilerın bedenleri ile ilişkilerinin çoğu zaman erkeklere oranla daha sıska ve olumsuz olduğunu ve bunda popüler kültürün etkisinin de büyük bulunduğunu söylüyor. “özellikle medyadan yansıtılan ülkü hanım vücut ölçüleri ve yapısı, hanımefendilerın çoğunlukla kendilerini televizyonda görmüş oldukleri hanımlarla kıyaslamalarına ve beğenmemelerine neden oluyor. Bunun bir kararı olarak kendini beğenmeyen, çekici olmadığını, cazibesini kaybettiğini düşünen hanım kendisini cinselliğe ve partnere huzurlu bir şekilde bırakamaz. Kendi bedeninden haz almayan kişinin partner ile ilişkiden haz alması güç ve bu cinsi alaka ve isteği azaltıyor. Kendisi ve bedeninden hoşnut olan, kendisini seven, sayan ve güvenen kişi, kendisini cinselliğe daha rahat bırakacak ve karşısındakine de bu olumlu duygularla yönelecek. Kısacası ferdin kendisini iyi mi bulduğu, kendisi ile alakalı ne hissettiği cinsel yaklaşımını da belirleyecek.” diyor.

gebelik korkusu

uzm. Psk. Oya çelik: “bilgili veya bilinçdışı bir şekilde hamile kalmayı istememek cinsellikten kaçınmayı getiriyor. Hanım anneliğin getireceği sorumluluklara hazır olmama, doğumdan vehamet, çocuğun getireceği ilişki dinamiklerindeki değişime yönelik kaygı benzer biçimde çok çeşitli nedenlerle gebe kalmak istemediğinde cinsi ilişkiden kaçınma için isteğini de ketleyebiliyor. Bu durum özellikle eşin çocuk isteyip kendisinin istemediği durumda daha belirgin bir psikolojik çatışmaya neden oluyor. Böylesi durumlarda bu endişelerin ortaya çıkarılıp çözümlenmesi eşeysel isteğin yeniden oluşması için ehil olacak.”

ilişki sorunlari

“kadınların cinsi isteği erkeklere nazaran daha kırılgandır.” diyen uzm. Psk. Oya çelik, ilişkinin genel gidişinin cinselliği de etkilediğini söylüyor. şu demek oluyor ki eğer eşinize kızgınsanız, kırgınsanız ya da ilişkinizdeki güç dengesinden memnun değilseniz, bu vaziyet cinsi yaşamınızı da etkiliyor olabilir.

uykusuzluk ve yorgunluk

uykusuzluk ve bitkinlik ancak konsantrasyonu negatif etkilemekle kalmıyor. Uzm. Klinik psikolog- hipnoterapist mehmet başkak, yoğun çalışma temposunun, eve taşınan işlerin, gece yaşamı ile ortaya çıkan yorgunluğun vücut direncini düşürdüğünü ve bundan cinselliğin de etkilendiğini söylüyor.

bakimsiz adam

vakit geçtikçe ilk buluşmadaki özeni ilişkilerde bulmak zorlaşıyor. Sizin ilişkinizde de vaziyet böyle mi? Eşinizin dişlerini fırçalama alışkanlığı olmaması, özel bölge temizliğine özen göstermemesi, tütün, alkol, ter kokması sizi cinsel ilişkiden uzaklaştırıyor olabilir. Böyle bir durumda yapmanız gereken şey, kırıcı olmadan mevzuyu gündeme getirmek.

KAYNAK : http://yenikadin.com/kadinlari-cinsellikten-sogutan-10-neden-8740551-haberi/

Sevgilisinden Garip Teklif Almış Kadınlardan İtiraflar

hanımefendiler ve erkekler arasındaki farklar bugüne dek sayısız mevzuşmaya konu olmasına rağmen hala bazı değişiklıklar bizleri şaşırtmaya devam ediyor. Mesela kadınlar tüm “ilginç” yönlerini erkeklerden daha huzurlu gösterebilirken adamların tuhaflıkları çoğu vakit birlikteliğin gelecek aşamalarındaki ilginç talepleriyle ortaya çıkıyor.

sevgiliniz bir defa sizinle rahat hissettiğinde gerçekte olduğu kişiyi size gösterip bütün karanlık ve tuhaf isteklerini gerçekleştirmenizi sizden istek edebilir. Hanımefendilerın talepleri ise aşağı yukarı tahmin edilen türdendir. Birazcık sevgi, birazcık ilgi ve bazen de güzel bir akşam yemeğinde keyifli vakit koymak. Erkeklerse kimi zaman garip isteklerle gelebilir, işte amerikalı hanımefendilerın ilişkilerinde adım atarına gelen “garip” sürprizlerin sorulduğu bir ankette alınan cevaplar.

davetsiz konuk

eski sevgilim ilişkimizin ikinci ayında başka biriyle üçlü bir ilişki yaşamayı öneri etti. Başka bir erkekle!

meagan, 24

sevgili izni

eski sevgilim akşamdan kalma olduğu bir gün itibar sahibi olduğu iş yerini arayıp hasta bulunduğunu söyleyerek, patronundan onun yerine izin almamı istedi. Ve ben de bunu yapmış oldum!

sara, 28

basit para

ilişkiye başladığım adam bir icatmamızda beni yarım saat içinde 1000 dolar kazanabileceğime ikna etmeye uğraştı. Yapmam gereken tek şey yüzümde deri bir maskeyle yarım saat süresince bir başka kadını kamera karşısında tokatlamaktı. Sonra sevgilimin bir cinsel içerikli film yıldızı olduğu ortaya çıktı. Ilişkimiz iki ay daha sürdü

morgan, 26

aksesuar hirsizi

“heteroseksüel” erkek arkadaşım bir keresinde benden saç spreyimi ve yüz nemlendiricimi istedi. üstelik yatarken de hep benim iç çamaşırlarımı giyiyor. Ve o ilginç adamla hala beraberim, dolayısıyla ismimı gizleseniz iyi olur.

rumuz: sue, 24

ileri görüşlülük

bana çok ilginç isteklerde bulunan bir adam dostum vardı. Bir keresinde 6 ay sonrası için yaptığı planı açıklayarak “kendini 6 ay sonrasında gireceğimiz cinsel ilişki için hazırla” talimatında bulunmuştu. Niçin 6 ay dediğini hala bilmiyorum ve böyle bir duyuruya kulak asmak mı? Sanmıyorum…

torie, 32

eksiklik

bugüne dek kimse bana garip isteklerde bulunmadı ve bunun eksikliğini hissediyorum. Acaba ben çirkin miyim?

rumuz: taliplerini bekliyor, 27

fazla kiskançlik

sevgilim yakın adam arkadaşlarımla dışarı çıktığım bir gece eve döndüğümde “onların üzerime sinen parfümlerinin kokusundan hoşlanmadığı için” duş almamı istemişti. O kokunun yalnızca votka olduğunu söylemeye cesaret edemedim.

carly, 29

hayallerin bedeli

erkek arkadaşım hayalinin ikea’da satılan tabakları frizbi şeklinde fırlatmak bulunduğunu söyleyince ben de ilişkinin başlarında olduğumuz için onun bu hayalini gerçekleştirerek ne kadar eğlenceli olduğumu ispatlamak istedim. Bu kanıtlama bana 125 dolarlık hasara mal oldu.

jackie, 26

sanat için soyunmak

eski adam arkadaşımla seçkin bir galerideki resim sergisindeydik. Boyanın kokusundan ve ortamın sessizliğinden olacak ki sevgilim oradaki duvar halılarından birinin peşinde ilişkiye girmeyi teklif etti. Kabul ettim. Fakat galerideki emniyet görevlisinin bu görmüş olduklerini hala unutamadığına güvenilir gibiyim.

sharon, 29

uzlaşma

kısa bir elbiseyle dışarı çıkıp erkek dostumın evinde kalmış olduğum bigün evime gitmek için ondan eşofman ödünç almak istemiştim. Bana takım elbisesinin pantolonunu getirip beni minimum eşofman kadar rahat olduğuna ikna etmeye çalıştı. Nihayetinde basketbol şortu giymemde uzlaştık. Her neyse ki ne o tekrar bana iş giysilerini giydirmeye çalıştı ne de ben o pantolonun eşofman kadar rahat olduğunu ikna oldum.

alex, 22

KAYNAK : http://yenikadin.com/sevgilisinden-garip-teklif-almis-kadinlardan-8734982-haberi/

İlk Buluşmada Yapılmaması Gerekenler

eçift’in yaptığı araştırmaya gore hem erkekler aynı zamanda hanımefendiler ilk icatmada aşka hala inanıyor! Ilk icatma için erkekler daha aceleci, hanımefendiler daha konuşkan, telefonla fazla ilgilenmek ise her iki taraf için de olumsuz!

5 milyondan fazla üyesiyle türkiye’nin önde gelen ‘ciddi ilişki ve evlilik’ sitelerinden biri olan eçift, sanal ortamda tanışanlamış olurın ilk icatma eğilimlerini araştırdı.

erkekler daha telaşlı, kadinlar daha davranışlarında ölçülü

“online tanıştığınız biriyle ilk buluşmanız ne kadar zaman sonrasında olmalı?” sorusunda erkeklerin daha aceleci, kadınların ise daha davranışlarında ölçülü olduğu ortaya çıktı.

adamların %90’ı icatmak için tanıştıktan sonrasında 1 haftadan az bir süre geçmesinin ehil olduğunu söylerken, hanımefendilerın %90’ı ise 1 aydan fazla zaman geçmesi gerektiğini belirtti.

ilk icatmada olumsuz algı oluşturacak 3 unsur sorulduğunda üyelerin uçurumısı karşısındakinin telefonu ile ilgilenmesi, yapmacık ve ukala tavırlar sergilemesi derken, kalan %30’u soğuk ve sessiz tavırlar, olumsuz bakış açısı ve kaprisli kişiliğin itici bulunduğunu belirtti. Geriye kalan %20 ise gereğinden fazla içtenlik, olumsuz bir konferans üslubu ve yiyecek yeme şekli dedi.

gülümseme, bakimli olma ve konferans tarzi

ilk icatmada sizi olumlu etkileyecek 3 şey nelerdir diye sorulduğunda ise üyelerin uçurumısı “gülümseme, bakımlı olma ve konferans biçimı” dedi. %10’u tekrar telefonu ile ilgilenmemesi, samimiyet ve sohbet yeteneği derken, %20’si bakışların, ahlaklı ve kendinden güvenli duruşunun önemli bulunduğunu vurguladı. %20’si ise bakışların yanı sıra giyim biçimı ve iyi kokması dedi.

ilk icatmada hesabın paylaşılması mevzusunda ise yanıt net. üyelerin %90’ı hesabın erkek tarafınca ödenmesi icap ettiği konusunda hemfikir.

erkek üyelerin %80’i ilk icatmada karşısındakini evden almanın müsait düşmeyeceğini belirtirken, %20’si sadece şayet karşısındaki isterse onu evinden alacağını belirtti.

yüzde 80 aşk mevzusunda ümitli

ilk icatmada onu nereye gdolayırsünüz diye sorulduğunda üyelerin %80’i restoran, cafe ve pastane derken, %20’si sakin ve rahat bir sahilde icatmayı tercih ediyor. üyelerin %40’ı ilk buluşulacak yeri kadınların belirlemesi icap ettiğini, %40’ı da ortak karar katılımının daha doğru bulunduğunu belirtti. Mekanı adamların belirlemesi icap ettiğini söyleyenler ise yalnızca %20.

üyelerin %80’i ilk buluşmada aşk doğabileceği konusunda umutlu! üyelerin %50’si ilk icatmada aşka inanırken, %30’u aşık olunmasa bile güçlü bir duygu hissedilmeye başlanabileceğini söylüyor. Ilk icatmada aşık olmanın katiyen olduğunu düşünenlerin oranı ise %20.

ikinci buluşma teklifi erkekten

ilk buluşma için ortalama ne kadar bütçe ayırdıkları sorulduğunda üyelerin %80’i bütçe konusunu önemsemiyor ve özel bir bütçe yapmıyor. %10’u 100 tl’ye kadar çıkabileceklerini söylerken, geri kalan %10 ise yapacakları harcamanın icattukları kişiye gore değişeceğini söylüyor.

ikinci icatma teklifinin erkekten gelmesi gerektiği mevzusunda da eçift üyeleri hemfikir. Adamların %90’ı ikinci buluşma teklifini hanımın yapmasını tercih etmezken, hanımefendilerın da %90’ı teklifi erkeklerden bekliyor.

ilk icatmada erkek üyeler konuşmaya kıyasla dinlemeyi daha fazla seviyor. Adam üyelerin %70’i dinlemeyi daha fazla sevmiş olduğini belirtiyor. Dinlemeye kıyasla mevzuşmayı daha fazla sevdiğini söyleyen erkeklerin %28’i düşünmeden izah edebileceğini söylerken, bu oran hanımlarda %42’yi buluyor.

KAYNAK : http://yenikadin.com/ilk-bulusmada-yapilmamasi-gerekenler-8736219-haberi/

Aşkı bitiren nedenler

birbirlerine büyük bir aşk ile bağlı olan çiftlerde belli bir müddet geçtikten sonrasında aşkın ortadan kaybolduğu görülebilir.

peki aşkı bitiren nedenler nelerdir?

“iyi mi olsa benim” diye düşünmek

cicim ayları geçtikten sonrasında, pek çok çift birbirlerine “nasıl olsa benim” düşüncesi ile yaklaşma hatasına düşer. Birbirine alışmanın getirmiş olduğu umursamazlık ve özensizlik her ilişkiyi sıradanlığa götürür ve bu sıradanlık, taraflardan biri, “beraberliğimizin bir anlamı kalmadı” diyene kadar süre gelir. Ilişkiyi bir bebek şeklinde düşünün. Bebeğinize birkaç sene bakıp sonrasında “nasıl olsa kendi haline büyüyor” deyip bir kenara mı atacaksınız?

aşkınıza sahip çıkın ve her aşamasında ona emek vermeye hazır olun. Birbirinizle ilgilenin, birbirinizi özleyin, konuşun, fikirlerinizi paylasın ve problemlerı, büyüyüp çözümsüz hale gelmeden oturup tartışın. Kısacası, ikiniz de gayret gösterin, yorulun, terleyin.

cinselliği rutine dönüştürmek

uzun ilişkilerde seksin seyrekleşmesi normaldir. Fakat bunun rutine dönüşüp dönüşmemesi sizin elinizde. Sorunun temeli belki de şu; erkekler sekse ulaşmak için aşık oluyor, kadınlarsa aşka ulaşmak için cinsellik yapıyorlar. Ancak neticeta iki taraf da mahremiyet ve yakınlığa ihtiyaç duyuyor. Cinsel isteği körüklemek için bu gereksinimtan yola çıkılabilir.

birbirinize yakınlık gösterin fakat “iş” icabı sadece yatakta değil döşek dışında da. Hissettiklerinizi, sorunlarınızı, özlemlerinizi paylaşın. Yatakta tek başınıza fantezi kurmak yerine birlikte fanteziler geliştirin. Böylece eşeysel yaşamınız sıcaklığını “9,5 hafta”dan daha uzun vakit koruyabilir.

iş bölümü yapmamak

kızgınsınız, hem de çok… Sevdiğiniz erkek birlikte oturmaya başladığınızdan beri nedense alışveriş, yiyecek pişirme, çamaşır yıkama, evi toplama şeklinde işleri sizin yapacağınızı varsayıyor, üstelik sizin mesleğiniz de onunki kadar zorken… Peki, ne oldu? Ne olacak, toplumsal rollere teslim oldunuz. Anne babalarımız ve camia vasıtasıyla şuursizce almış olduğumız “doğru kadın” ve “doğru erkek” rolleri, bir anlamda beynimize işler ve romantik ilişkilerimizde ortaya çıkar. Siz insiyaki bir şekilde üzerinize düşen her işi yaparsınız fakat onlar aslına bakarsak ikinizin de üzerine düşen işlerdir.

ona evle ilgili çeşitli görevler verin ve bu görevleri harbiden üstlenmesini sağlayın. Markete uğramayı unutup eve mi geldi? Sakın siz kalkıp markete gitmeyin, bırakın o gitsin. Mutfağı temizlemekte başarısız mı? Bırakın temizlesin. Gerekirse siz sonra gidip tekrar yaparsınız. önemli olan onun da birtakım sorumlulukları olduğunu hissetmesi. Yoksa yapmış olduğunız her iyilik, bir süre sonra kaçınılmaz bir şekilde göreviniz haline gelir ve bu da sizi ilişkinizden soğutmaya adım atar.

eski sevgilinin gölgesinden kurtulmamak

ara sıra geçmişteki bir birlikteliğin gölgesi bugünün mutlu aşkının üzerine düşebilir. “yeni sevgilim doğru insan mı? Yoksa benim için hala savaşım eden eskisine mi dönmeliyim?” şeklinde kuşkular güzel giden bir ilişkiyi bir müddet sonra zehirlemeye başlar. Efsunk bir ihtimalle yeni büyük aşkın diğer kahramanı bu kararsızlıktan, bu gidip gelmeden sıkılır, hevesi kaçar ve ilişkiyi bitirir. Eğer eski sevgilisiyle alakalı tereddütleri olan sizseniz tavsiyemiz; onu unutun! çünkü aynı suda iki kere yıkanılmaz. Kendinize ve yeni aşkınıza gerçek bir şans tanıyın.

eskisiyle kıyaslamak gibi bir hataya düşmeyin, onun yerine yeni sevgilinizin müspet özelliklerini keşfedin, bu daha heyecan verici… Bu arada eski erkek arkadaşınız askıntı olmaya devam ediyorsa onunla görüşmeyi tamamen kesin. Demek ki, hemen hemen arkadaş kalmaya hazır değil, üstelik bu durum yeni adam arkadaşınızı da fazlasıyla rahatsız edebilir.

onu olduğu gibi kabul etmemek

farklı alaka alanları, geleceğe dair bambaşka beklentiler, hayaller ve birbirine ters bakış oluşturulan çoğunlukla ayrılığa sebep oluyor. şu demek oluyor ki “zıtlar birbirini çeker,” sözü tam bir palavra! Doğal ki, karakterleriniz aynı olmak zorunda değil. Mesela siz daha sevinçli ve dışa dönüksünüzdür, o ise daha sakin ve çekingen, bu konum bir sorun yaratmaz. Ama hayata ve dünyaya bakışınız, beklentileriniz, zevkleriniz ve planlarınız uyuşmuyorsa işiniz bayağı zor.

beraberliğinizi sürdürmeyi harbiden istiyorsanız ve bununla da aşkta mutlu sona ulaşabileceğinize inanıyorsanız, o vakit önce sevgilinizi değişiklik yapma fikrini unutun. Onu şu anki haliyle, aslabir şekilde başka bir insan yapmaya çalışmadan ve size ters gelen huylarından şikayet etmeden kabul etmelisiniz, tabii o da sizi.

KAYNAK : http://www.kadinvekadin.net/aski_bitiren_nedenler.html

Ayrılık psikolojisinin etkileri

medicana international ankara hastanesi klinik psikoloğu gizem yağmur çopur, ayrılık psikolojisi üzerine malumat verdi.

sona eren ilişki ondan sonra sevilen kişiden ayrılmak, kaybı da bununla beraber getirir. Bu kayıp hissedilen duygular ve duyguların açığa çıkarttığı düşünce içerikleri açısından ölüm kaybı ile benzerlik taşımaktadır. Ayrılık durumunda ortaya çıkan kayıp, sadece değer verilen bireyin artık olmayacağı düşüncesini oluşturmaz. Bunun yanında doyum edilen duyguların varlığını kaybetmesi, verilen emeğin boşa çıktığı düşüncesi, birlikte meydana getirilen aktivitelerin gerçekleşemeyeceğine yönelik imanlar, paylaşımların artık olamayacağı düşüncesi, alışkanlıkların yok olması ve var olan düzenin değişmesi kişilerde depresif dönemlerin oluşmasına yol açabilir. Evlilik, eş çatışmaları ve ayrılık çoğunlukla depresyon nedeni yada bir sonucudur. Depresyon nedeniyle tedaviye başvuran kişilerin %50’sinde bu çatışma görülmektedir.

toplumsal medya kullanımı artabilir

ayrılığın oluşturacağı depresif duygu durumları suçluluk veya değersizlik duyguları ile karakterizedir. Kendisini ilişkinin bitmesiyle birlikte kabahatlamaya başlamış olan ve bu şekilde kendini rahatlatmaya çalışan şahıs, kendisini değersizleştirebilir. Bununla ilişkili olarak özgüven ve kişilik saygısında azalma ortaya çıkabilir. Daha önce doyum olduğu ve zevk aldığı aktivitelerde azalma görülebilir. Bitkinlik ve enerji kaybı ile beraber konsantre olamama ve yapılması ihtiyaç duyulan veya zevk veren aktiviteleri yerine getirememe ve en önemlisi aktivitelere yönelik isteksizlik durumu ortaya çıkabilir. Ayrılık sürecinde şahıs, partnerinin boşluğunu doldurmak için yeni bir ilişki ve/yada yeni sosyal çevre oluşturma arayışına girebilir. Toplumsal medya kullanımında artış, kafa dağıtmak için anlık mutluluklar arayarak daha riskli adımlar atmak sürecin ilk tepkileri olarak ortaya çıkabilir.

oluşan depresif konum fiziksel tesir de yaratabilir. Depresif duygulanımlardan kaçmak adına kendisini uykuya verebilir veya bu düşünceler o denli rahatsız edicidir ki uykuya dalmada güçlük veya uykuda bölünmeler ortaya çıkabilir. Yeme durumunun gayri muntazam bir hal almasına bağlı olarak kilogram alımı yada kilogram kaybı görülebilir.

ölümlerin arkasından kendine dönük nefret oluşabilir

bir tek kalma kapasitesi düşük olan bireylerde, ayrılık sürecinde müdahale gerektiren en önemli sorun, ‘nesne yoksa ben de ölebilirim’ düşüncesinin ortaya çıkabiliyor oluşudur. Bu kişilerde ayrışabileceği veya kendi başına varlığını sürdürebileceğine yönelik kurmacam bulunmamaktadır. Giden kişiye duyulan nefret bu aşamada bireyin kendisine dönebilir. Kişilik ölü nesne ile iç içe geçebilir. Bu ölü nesne kaybı, terkedilme ve yok olma endişesini beraberinde getirir. Nefret kendine döner ve kendine yönelik yıkıcı davranışlar (kendine zarar verme ve intihar) depresif dönemde ortaya çıkabilir.

ilişkinin negatif taraflarını hatırlatacak bir sıralama yardımcı olur

ayrılık gerçekleştikten sonraki sürecin oryantasyonu önem taşımaktadır. Ayrılıktan derhal sonrasında boşluğu doldurmak yerine ayrılığı romantik ve mantıksal olarak kabul etmek ve en önemlisi kayıp acsıcaklıknın yaşanmasına izin vermesi, dönemin sağlıklı bir halde atlatılmasında rol oynamaktadır. Kişilerin ilişki daha sonra ancak ilişkinin olumlu yönlerini göz önünde bulundurması beklendik bir tepkidir. Bu yüzden ayrılık hemen sonra ilişki ve partnerin negatif ve olumlu yönlerinin kapsamlı şekilde düşünülmesi hatta listelenerek makalelması, alınmış karardan emin olunmasına, sürecin kabullenilmesine ve acının yaşanmasına yardımcı olacaktır. Ek olarak ayrılık ondan sonra ferdin kendisini, isteklerini ve bundan sonraki ilişkisinde önceliklerini sorgulaması, iyi mi bir ilişki istemediğinin farkına varmasına ve sonraki ilişkilerinin daha tatmin edici olmasına olanak tanıyacaktır. Ferdin duygu ve düşüncelerini paylaşması ve kendini açması bu sayede sosyal destek alması ve en önemlisi içinden çıkılmayan durumlara yönelik psikolojik desteğe başvurması sürecin sağlıklı bir halde atlatılmasına imkan sağlayacaktır.

KAYNAK : http://www.kadinvekadin.net/ayrilik_psikolojisinin_etkileri.html

Erkekler Doğru Kadını Bulana Kadar Kaç Para Harcıyor?

ingiltere’de yapılan araştırmaya bakılırsa, bir adam kendisine damatlığı giydirecek doğru hanımı bulana kadar “cüzdanını oldukca hırpalayan” 13 ilk icatma, 11 romantik yiyecek ve 7 başarısızlıkla sonuçlanan tecrübe etme yaşıyor. Araştırmayı derleyenler arasında avantajix.Com’un kurucu ortağı güçlü kayral’a nazaran flört, karşısındakini etkilemek ve ilişkinin ilk bölümünde başarılı birşekilde geçmek isteyenler için çok pahalı.

2 bin evli adam üzerinde yapılan araştırma da kayral’ın bu görüşünü destekler ile birlikte aynı nitelikte. Araştırmaya göre yetişkin bir adam, ‘bayan doğru’yu bulana kadar 2-3 sene devam eden flört ve nişanlılık dönemlerinde toplamda 40 bin lira harcıyor.

başlangiç günleri zorluyor

yaklaşık 50 lira değerinde çiçek veya çikolata gibi mutevazı bir hediyeyle ilk buluşmaya giden adamların bütçesi, en fazla birlikteliğin başlangıç günlerinde zorlanıyor. Sevgiliyi etkilemek için maliyetli buluşmalar ve hediyeler en fazlaca bu dehemmiyet arasında alınıyor ve yaklaşık olarak 5 bin lira harcanıyor.

birlikteliğin ilk 12 ayında pek çok bekar,icatmalar için 13 bin 500 lira harcıyor. Her icatmanın yaklaşık maliyeti de 280 lirayı buluyor. Ikinci sene ise, ilişkinin daha oturmaya başlaması boşa vakit geçirmelerinin azalması neticesinde maliyet bariz bir halde 4 bin 500 lira kadar düşerek dokubin lira seviyelerine geriliyor. Ikinci yıldaki her icatmada erkeğin cebinden 225 lira çıkıyor.

püf noktalari buluyorlar

araştırmaya bakılırsa erkekler bu zamanda flörte harcanan parayı sokağa atılmış olarak kabul etmiyor. Bu paranın bir bölümü güzel giyinmeye, cilt bakımına, kuaföre ve spora harcandığı için aslen kendilerine yaptıkları bir yatırım olarak görülüyor. Hatta “sizin verdiğiniz hediyeler onda kalırken, onun hediyeleri de sizde kalıyor ve aslında para çok da çarçur edilmemiş oluyor” görüşünü savunanlar da bulunuyor.

bu güzelliği yüksek günleri daha düşük faturalarla dercetmek isteyen erkekler genelde online alışverişi tercih ediyor. Ingiliz erkekleri, internetten yapılan alışverişleri daha da ucuzlatacak püf noktaları kaçırmıyor. Kupon kodukullanmak yada avantajix.Com’un ingiltere’deki muadili olan alışverişte harcanan paranın bir kısmınü iade eden siteler üzerinden alışveriş yapmak bunların başında geliyor.

sonrasi daha masrafli

nişan yüzüğünü parmağa taktıktan sonrasında flörte harcanan paranın sıfırlandığını yada çok azaldığını düşünenler yanılıyor. Erkekler, nişan ile nikah arası dönemde de ortalama 12 bin 500 lira harcıyorlar.Nişanla nikah arası dönemde hiç para harcamayanlar da yok değil. Bu kişilerin dörtte biri flörte harcayacakları parayı biriktirerek daha güzel bir düğün yapmayı hedefliyor. 5 erkekten biri kız arkadaşıyla tatile çıkıyor ve yaklaşık 3 bin 200 lira harcıyor. Dolayısıyla bu tip pahalı gezmeler, beyazperdeye gitmek kadar yaygın değil.

çok para garanti değil

ayrıca çok para harcamak başarının garantisi değil. Araştırmaya nazaran erkeklerin yüzde 25’i başarısız bir buluşma esnasında tuvaletten arkadaşlarını arayarak yada masanın altından sms atarak kendilerini derhal aramalarınıve sahte bir aciliyet veya özür yaratarak kurtarılmalarını istiyorlar.

evlenene kadar yapilan flörtlerin maliyeti

doğru kadını buluncaya kadar yapılan ortalama 13 ilk icatmanın maliyeti: 5.000tl
birlikteliğin ilk yılı:13.500tl
ilişkinin ikinci yılı:9.000tl
nişandan evliliğe giden zamançte buluşmalar ve hediyeler:12.500tl
buluşmalar ve hediyelerin toplam maliyeti: 40.000 tl

KAYNAK : http://yenikadin.com/erkekler-dogru-kadini-bulana-kadar-kac-para-8400930-haberi/

Evliliğinizi 10 Adımda Koruyun

aşk ve heyecanla başlayan iki benlik evlilik hikâyesine özen gösterilmesi icap ettiğini kaydeden yrd.Doç.Dr.Rıdvan üney, “korunmayan evlilikler ya boşanmayla neticelanır ya da içi boş lafda bir evlilik kurumu olarak kalır.

çoğu vakit, evlilik öncesi dikkat ve özen kaybolur. Kişiler birbirlerinden yavaş yavaş uzaklaşır ve birbirlerine yabancılaşır. Hemen sonra çoğu zaman “ne oldu bize? Yabancılaştık. Artık seni tanıyamıyorum” lafları egemen olur. Bir ksıcaklıkm çift boşanırken, boşanmayan fakat birbirinden uzaklaşan çift keyifsiz ve isteksiz olarak evliliğe devam eder. Halbuki hayaller bu şekilde değildir” diye konuştu.

“evlilik yaşayan bir canlıdır. Iyi mi ki her canlının ihtiyaçları var ise evliliğin de ihtiyaçları vardır” diyen yrd.Doç.Dr.Rıdvan üney, “bunları görmezden gelmek ya da önemsememek mutsuzluğa zemin hazırlar” dedi.

yrd.Doç.Dr.Rıdvan üney, evliliği devam ettirmenin ve korumanın 10 yolunu ise şöyle sıraladı:

sevginizi ifade edin:

eşinizle alakalı müspet duyguları ona ifade etmekten kaçınmayın. Ilişkide iki tarafı da iyi hissettiren bir yoldur.

evi bir çekicilik merkezi haline getirin:

evi ancak yiyecek yenilen ve eşofmanlarla koltukta tv seyretme mekânı olmaktan çıkarın. Iki taraf için de eve gelmek heyecan yaratsın.

söyleşi edin:

konuşmak bir problemi ifade etmek, sorunları masaya yatırmak anlamına gelir. Sadece sohbet etmek kişileri içtenleştirir ve yakınlaştırır.

birbirinize vakit ayırın:

bitap da olsanız, yoğun da olsanız, çocuklar ya da yemekle uğraşsanız da her gün ne olursa olsun birbirinize vakit ayırın.

ben diliyle duygularınızı anlatım edin:

karşı tarafın tutum veya davranışından rahatsız olduğunuzda, sinirlenmek veya surat asmak yerine üzüntü duyduğunuzu anlatım edin.

beraber dışarıda vakit geçiltihap:

bazen herhangi bir amacınız olmadan (çocukların gereksinimları, alışveriş, yiyecek) sadece dolaşın belki bir bankta oturun ve söyleşi etme ortamı yapıtn.

eşeysel yaşantınıza özen gösterin, birbirinizle mevzuşun:

cinsel olarak birbirinizden uzaklaştığınızda bu problemi mevzuşun. Kişilerin cinsellik tutumları farklı olabilir. Cinsellikle alakalı isteklerinizi ne olursa olsun dile getirin.

eleştirirken ölçülü olun:

karşınızdakinin yaptığı bir huytan dolayı genelleme yapmayın. Sadece o davranışa odaklanın ve o problemi çözmeye çalışın. Sen hep’le başlamış olan cümleler hiç bir şeyi çözmez.

geçmişteki olumsuz vakaları sürekli dile getirmeyin:

geçmişi değişiklik yapma şansımız yoktur. Dolaysıcaklıkyla bugüne ve yarına odaklanın.

başkalarına yakınmayın:

evlilik iki benlik bir durumdur. Aileye katılacak çocuklar haricinde başkalarını ilişkiye katmak, eşinden dert yanmak, şikâyet etmek, akrabaları ve ana-babayı sorunların içine çekmek çözümü daha çok zorlaştırır.”

KAYNAK : http://yenikadin.com/evliliginizi-10-adimda-koruyun-8442243-haberi/

İdeal Cinsel İlişki Süresi Ne Kadar?

avustralya’nın en eski üniversitelerinden queensland üniversitesi’nden psikolog dr. Brendan zietsch, yaptığı açıklamada cinsi ilişki süresinin 33 saniye ile 44 dakika içinde olabileceğini, yaklaşık ilişki süresinin 5.4 dakika olduğunu belirtti.

türklerin cinsi ilişki süresi 3.7 dakika sürüyor

türkiye’den çiftlerin bilgilerinin de yer aldığı açıklamada, türklerin cinsi ilişki süresinin ingiltere, ABD, ispanya ve hollanda şeklinde ülkelerle kıyaslandığında daha kısa olduğu vurgulandı. Açıklamaya bakılırsa türklerin cinsi ilişki süresi 3.7 dakika sürüyor. Zietsch, “cinsi ilişkinin uzun sürmesi mevzusunda niçin bu kadar takıntılıyız? Mesela yemek yemeyi de çok seviyoruz. Sadece bir yemeği 5 dakika boyunca çiğnemiyoruz.” dedi.

KAYNAK : http://yenikadin.com/ideal-cinsel-iliski-suresi-ne-kadar-8482836-haberi/

Cinsel Arzuyu Arttıran Meyve: Kavun

B Vitamini ve iyot zengini kavun, her derde deva oluyor. Kavunun kolay uyumaya yardımcı bir besin olduğunu belirten uzmanlar, kokusunun çiftlerde cinsel arzuyu kamçıladığını belirtiyor.

HER DERDE DEVA

Yemeklerden önce yenecek kavunun ise sindirim organlarını temizlediğini söyleyen uzmanlar kavunun yararlarını şöyle sıralıyor:

Böbrek-mesane kumu dökülürken kavun yenilirse böbrekler rahatlar ve sakinleşme hissi sağlanır.

Kavun idrar söktürücüdür.

İdrar yolu hastalıklarına iyi gelir.

Basur şikayetlerini azaltır.

BİR BARDAKTAN FAZLASI ZARAR

Kavun çekirdekleri kaynatılarak içildiğinde solunum yolu rahatsızlıklarını giderilmesine yardımcı olur.

Karaciğer hastalarına da kavun çekirdeği suyu faydalıdır. Fakat günde 1 bardaktan fazla içilmemesi gerekiyor.

Vücudu serinletir.

Yanıklara kavun konursa ağrıyı hafifletir ve iyileşmesini hızlandırır.

Et pişirirken kabuklarından bir parça ilave edilirse çabuk pişer.

Kaynak: PembeNar

KAYNAK : http://yenikadin.com/kavun-cinsel-arzuyu-artiriyor-8694138-haberi/

Milenyum Gençleri Cinsel İlişkiye Girmiyor

ABD’de gençlerin cinsi aktiviteleri ile alakalı meydana getirilen araştırmada ilginç sonuçlar elde edildi.
çoğu zaman geçmişe nazaran çok daha azca baskı altında yetişen ve web üzerinden basit bir halde partner bulabilen gençlerin, geçmişe nazaran daha fazla cinsi evliliği olduğu sanılıyordu. Inceleme durumun hiç de bu şekilde olmadığını gösterdi.

kaydedilmiş en düşük nispet

florida atlantik üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, milenyum jenerasyonu olarak bilinen, 90’lı senelerın başlangıcında doğmuş olan gençlerin eşeysel olarak ne kadar etken olduğu soruldu. 20-24 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 15’i, 18 yaşından bu yana hiç bir cinsi eşiyle olan evliliği olmadığını anlatım etti . Bu rakam 1920’lerde efsunk depresyon döneminde kaydedilen rakamlardan bu yana kaydedilmiş en düşük nispet.

1960’larda doğan x jenerasyonu ile karşılaştırıldığında, milenyum jenerasyonunun çok daha az eşeysel birlikteliği olduğu görülüyor. X jenerasyonu ile o dönemde yapılan incelemelerde, 18 yaşını geçtikten sonra cinsel birliktelik yaşamayan gençlerin oranının ancak yüzde 6 olduğu görülüyor.

“pek çok sebebi olabilir”

bu durumun pek çok farklı sebebi olabileceğine dikkat çeken araştırmacılar, etkileşim imkanının daha çok olması yahut toplumun evlilik öncesi cinsel ilişkiye daha azca reaksiyon göstermesinin, cinsi ilişki rakamlarına olumlu tesiri olmadığını belirtiyor.

18 yaşından bu yana cinsi birliktelik yaşamayan hanımefendilerın oranının erkeklere gore iki kat daha fazla olduğu görülen araştırmadan, günümüz gençlerinin birey olma mevzusuna daha çok örutubet verdiği ve kendini kanıtlamak için eşeysel ilişki yaşamak icap ettiği düşüncesinin azaldığı görülebiliyor. Ek olarak eşeysel yolla bulaşan hastalıklar hakkındaki çok daha çok eğitimli olan milenyum jenerasyonunun, tanımadığı kişilerle cinsel beraberlik yaşamaya daha davranışlarında ölçülü yaklaştığı düşünülüyor.

araştırmacılar ayrıca cinsel içeriğe erişimin artmasının, daha önce erişilmesi zor olarak görülen cinsi isteklerin daha rahat bastırılmasına ve kişilerin bir partner arama konusunda daha isteksiz olmasına sebep olmuş olabileceği görüşünde. Son olarak, geçmişte “cinsel ilişki yaşadınız mı?” sorusuna her türlü cinsel birleşmenin dahil edilerek cevap verildiğini söyleyen araştırmacılar, günümüzde bu probleminin sadece penetrasyon olarak idraklanıyor olabileceğini anlatım ediyor.

KAYNAK : http://yenikadin.com/milenyum-gencleri-sevismiyor-8694882-haberi/

Aldatmanın Genetik Olduğu Ortaya Çıktı

avustralya quennsland üniversitesi’nden bilim insanlarının yaptığı araştırmaya göre kadınlar ne yaparsa yapsın genlerinde aldatma var ise bir halde partnerlerine sadakatsizlik ediyor. Bilim adamları bayanların %40’ının aldatmaya eğilimli olduğunu ve bunun sorumlusunun genleri bulunduğunu açıkladı. Aldatmak, avpria adlı bir gen değişiminden kaynaklanıyor.

testesteron aldatmaya bahane olabilir mi?

araştırmanın sonuçlarına bakılırsa genetik yapı bayanların eşlerini ne çoğunlukla aldatacağını gösteriyor. Psikolog brandon zitsch, kadınlarda buna neden olan genin ilk kanıtlarını ortaya çıkardı.

yaşları 18-49 içinde değişen 7300 uzun süreli ilişki yaşayan ikiz incelendi. özel testlerle kimlerin aldattığı kaydedildi. Sonuçlara bakılırsa bayanların %6.4 ve adamların %9.8’i birlikte oldukları kişileri en az 1 kere aldatmış. Kimilerinin ise birden çok sevgilisi olmuş.

bilim adamları mevzuyla alakalı daha çok çalışma yapılması icap ettiğini çünkü insan davranışlarının binlerce geni etkileyebileceğini belirtti. Daha önce de yapılan bazı araştırmalar aldatan anne-babaların çocuklarının aldatmaya daha eğilimli bulunduğunu ortaya çıkarmıştı.

kaynak: pembenar

KAYNAK : http://yenikadin.com/aldatmanin-genetik-oldugu-ortaya-cikti-8700785-haberi/