Etiket arşivi: insulin zararları

İnsülin Hakkında Bilinmesi Gerekenler

insülin nedir, insulin nasıl kullanılır, insulin kullanımı

İnsülin direnci ile ilgili bilinmesi gerekli olanlar Endokrinoloji ve Metabolizma Eksperi Prof. Dr. Ayşe Çıkım Sertkaya, insülin direnci ve ilgi edilmesi gerekli olanlar ile ilgili bilgi verdi.     23-01-2017 10:31:14 Sıhhat İnsülin direnci ile ilgili bilinmesi gerekli olanlar Pek çok insanın “Yemekten birkaç saat sonra elim ayağım titriyor”, “Şekerli besinler tükettiğimde rahatlıyorum”, ” Ne kadar az yersem yiyeyim, kg veremiyorum” gibi ortak ifadelerle anlatmaya çalıştığı bu haller insülin direncinden kaynaklanabiliyor. İnsülin direncinin diyabet hastalığına giden yolu kısaltması ve hastalıklara çağrı çıkararak hayat niteliğini düşürmesi nedeniyle zaman kaybedilmeden denetim altına alınması gerekiyor.  İşte Memorial Şişli Hastanesi Endokrinoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ayşe Çıkım Sertkaya’nın insülin direnci ile ilgili söyledikleri…

 

İnsülin açlık hissini artırıyor Pankreastan salgılanan insülin, açlık hissi uyandıran; şeker ve yağın bedende depolanmasını gerçekleştiren hormondur. Glikozu kullanan ya da depolayan başlıca dokular karaciğer, kas ve yağ dokusudur, bundan dolayı insülinin amacı de buralardaki hücrelerdir. İnsülin kanda normal sınırlar içersinde olmasına rağmen; amacı olan doku ve hücrelerde işini yapamıyorsa, kişide insülin direnci var demektir. İnsülin direnci olan şahıslarda şekerin dokulara alınıp, kullanılması, yakılması ve depolanması zor olmaktadır. Bu hal daha çok insülin gereksinimi doğurur ve pankreas normalinin 2-3 katı insülin salgılamak mecburiyetinde kalmaktadır. Aşırı salınan insülin vazifiyeti gereği acıkmaya, daha çok yemeye ve atıştırmaya niçin olarak kg artışına yol açar.    İnsülin direnci diyabete niçin olabilir Kanda dolaşan aşırı insülin; obezite, hipertansiyon ve damar sertleşmesi olarak tanınan ateroskleroz gibi kronik hastalıkların oluşması amacıyla makul bir bölge hazırlamaktadır.

 

Ortaya çıkan kısır döngü, kısırlıktan tüylenmeye kadar çok geniş bir yelpazede bilgi veren polikistik over belirtisi yaşanmasına da yol açabilmektedir. İnsülin direnci olan polikistik over sendromlu kadınlarda bozulmuş glikoz toleransı yani halk arasındaki adıyla saklı şeker % 35’e; tip 2 diyabet sıklığı ise % 10’a kadar artmaktadır.  Vücutta pek çok sistemi olumsuz etkiliyor İnsülin direncinin teşhisi amacıyla açken uygulanan kan şekeri ve insülin testi belirleyicidir. Gerekli hallerde “Şeker yükleme testi” ile kan şekeri ile insülin değerlerinin değişimine bakarak değerlendirme yapılabilmektedir. İnsülin direnci teşhisinde sarfedilen HOMA değeri; kan şekeri ve insülin değerlerinden hesaplanan matematiksel bir formülün sonucudur. Hem de kan yağları, karaciğer enzimleri gibi birtakım bilgiler de tespit amacıyla yardımcı olabilmektedir. Hiçbir sendrom vermeden ilerleyebilen insülin direnci gelişen aşamalarda;  – Ciltte lekeler, koyulaşma ve yumuşaklık  – Sebebi açıklanamayan kg artışı ve kg vermede zorlanma  – Adet düzensizliği ve aşırı tüylenme  – Karaciğer yağlanması  – Açlık atakları, tez acıkma, geç doyma  – Tatlı yeme talebi  – Konsantrasyon eksikliği  – Yüksek tansiyon  – Bel çevresinin giderek genişlemesi gibi açıklanan verebilmektedir.    İnsülin direncinizi egzersiz ve doğru beslenme ile kırın İnsülin direnci olan hastaların pek fazlası çok kiloludur. Bu şahıslar kesinlikle eksper kontrolünde kg vermelidir. Kilonun yüzde 10’unun verilmesi bile büyük üstünlük sağlamaktadır. Bu aşamada ya da devamında kullanabilecek birtakım ilaçlar da bulunmaktadır. En büyük glikoz alıcısı olan kaslardaki insülin direnci 20 çok zorlamadan uygulanan 20 dakikalık egzersiz ile kırılmaktadır. Düzenli ve günlük egzersizin yanında; sebze, meyve, tam tahıllar, kuru baklagiller, düşük yağlı sütler ve süt ürünlerini kapsayacak şekilde dengeli beslenme de göz ardı edilmemelidir. Kısa süreli şok diyetler; yalnızca protein sahibi olan diyetler ya da her hangi bir gıda gurubunu içine alan fakat başka kümeleri kapsamayan tek kaynaklı rejimler sıhhatli değildir. Metabolizmayı uyarmak amacıyla ara öğünler ihmal edilmemelidir. Tatlandırıcılar, belirlenmiş günlük dozlarını aşmamak kaydıyla kullanılabilir.

 

Tam tahıllı mamüller ve sebzeleri tercih edin İnsülin direnci olan hastaların; kan şekerini yükseltmeyen düşük glisemik indeksli, posa ve başka gıda unsurları tarafından de varlıklı gıdaları tercih etmesi gerekmektedir. Patates, havuç, mısır haricinde bütün sebzeler ile birlikte;

– Barbunya, nohut, kuru fasulye, mercimek gibi baklagiller

– Kepek ihtiva eden esmer ekmekler

– Elma ve portakal diyet menüsünde yer almalıdır.  Uzak durmanız gerekli olanlar Glisemik indeksi düşük besinler, kişilerin daha uzun vakit tok kalmalarını sağlamaktadır. Oranın yüksek bulunduğu gıdalar ise kandaki insülin sayısını süratle yükselterek kan şekerinin düşmesine niçin olmaktadır. Bu gıdaları tüketen şahıslar tok olmasına karşın süratle acıkmaktadır.

– Sukroz yani çay şekeri

– Reçel, marmelat, pekmez, bal, tatlılar

– Kurabiye, kek, pasta, bisküvi, çikolata, gofret

– Beyaz ekmek, mısır ve mısır ekmeği, mısır gevreği

– Pirinç, şehriye, erişte, makarna

– Muz, incir, üzüm, kavun, karpuz

– Kayısı hariç kuru meyveler

– Hazır meyve suları ve asitli meşrubatlar