Etiket arşivi: anne ve çocuk

Emziren Anneler nasıl beslenmeli

emziren-annelere-beslenme-önerileri-696x453

Emziren Annelerimize yönelik  en iyi beslenme önerileri Nelerdir ? Emziren Anneler Nasıl Beslenmelidir ? Anne Sütü Yapan Besinler ve Daha Fazlası Yazımızda  Bebeği emzirirken süratli kg vermeyi söyleyen, ilaçlardan kesinlikle uzak durulmalıdır. Emzirme döneminde; yeterli ve dengeli beslenme programının dışında ek vitamin ve mineral tüketimini lüzumlu olmadığı bilinmelidir. İyi dengelenmiş natural bir diyet uygulamasını sağlayabilmek amacıyla her gıda grubunda yeterli miktarda tüketilmelidir.

Hergün 3 ya da daha çok porsiyon süt ve süt ürünlerinden alınmalıdır. Vitamin A’dan Zengin Yumurta, Havuç, Yeşil yapraklı sebzeler, Kayısı gibi besinler, günlük beslenmede sık bulundurulmalıdır. Bol sıvı tüketilmelidir. Kahve, çay, kola ve başka kafainli içecekleri çok tüketmekten sakınılmalıdır. Alkollü içecekler olasıysa hiç tüketilmemeli ya da günde 0,5 gramla sınırlanmalıdır. Emzirme dönemindeki annelerin gereksinim duyduğu enerji ve gıda öğelerini karşılayacak günlük tüketilmesi gereken gıda kümeleri ve bebeklerini emziren anneler amacıyla düzenlenmiş 2500 kalorilik menü örneğini alttaki tablomuzdan inceleyebilirsiniz.

Emziren Annelere Gıda Önerileri Emziren Annelere Gıda Önerileri Emziren Anneler amacıyla 2500 Kalorilik

Menü Örneği;

Kahvaltı:  1 Su bardağı süt (Omega 3 ya da kalsiyum içerenTercih edilmelidir.)

2 Dilim Peynir. (2 Dilim Peynir yerine 1 adet yumurta yenilebilir) Yarım yemek kaşığı pekmez ya da reçel ya da bal ya da marmalet .

1 Avuç dolusu badem-fındık-kuru üzüm karşımı 2 ince dilim ekmek 1 orta boy ya da 1 kase meyve Domates, Taze Nane, Salatalık

Ara Öğün;  1 Avuç içi kadar  badem – fındık – kuru üzüm karışımı

Öğle;  1 ufak tabak mevsime makul etli sebze yemeği 1 kase bulgur pilavı  ya da kepekli makarna 1 kase az yağlı yoğurt 1 kase az şekerli muhallebi 1 ince dilim ekmek Salata Ara Öğün;  1 Orta boy taze meyve Akşam;  2-3 köfte kadar et ya da balık yada tavuk 1 kase zeytinyağlı barbunya pilaki, salata 1 ince dilim ekmek Ara; (Yatmadan Önce)  1 Su bardağı Süt

Doğurganlık testinizi mutlaka yaptırın

Türkiyede-Doğurganlık-Hızı-artıyor-mu-doğurganlık-azaldı-mı-arttı-mı-2

 

Üreme sağlığını olumsuz etkileyen pek çok problem ve hastalık mevcut. Eğer siz de evlenmeden evvel doğurganlık check-up’ınızı yaptırırsanız, gelecekte karşınıza çıkabilecek problemlerin önüne zaman kaybetmeden işlemiş olursunuz.  Ferti-Jin Kadın Sihhati ve Tüp Bebek Merkezi Klinik Direktörü, Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Eksperi Op. Dr. Seval Taşdemir, yeni evlenen ve çocuk planlarını erteleyen çiftleri uyarıyor: “Olası sorunları daha önceden öğrenme olanağı veren doğurganlık check-up’ı, gelişen dönemde neler ile karşılaşabileceğiniz konusu ile ilgili size iyi bir rehber olabilir.”  Tüp Bebek Eksperi Op. Dr. Seval Taşdemir, bilhassa çocuk sahibi olma planlarını erteleyen yeni evli çiftlere tavsiye edilen doğurganlık check-up’ı ile ilgili mühim bulgular verdi…  Yaş geliştikçe gebelik talihi düşüyor İnfertilitenin yani kısırlığın, nerdeyse her 5 çiftten birisinde görüldüğünü ve bu çiftlerin istedikleri durumda çocuk sahibi olamadığını bildiren Op. Dr. Seval Taşdemir, “İlk başta her çift amacıyla kısırlık sınırı, korunmasız temasa karşın altı ay içinde gebe kalınamaması olarak değerlendirilir. Kadın ya da erkekte infertilite (kısırlık) sorunu sıklığı aşağı yukarıya benzer oranlardadır. Bu hal aşağı yukarı yüzde 30-40 oranında kadına ve gene aşağı yukarı yüzde 10-30 oranında erkek faktörlerine bağlı olarak görülür. Yüzde 15-30 oranında ise çiftlerin her ikisinden kaynaklanan sebepler ile meydana çıkmaktadır.

Açıklanamayan, sebepsiz infertilite (kısırlık) olarak tanınan hal sıklığı ise yüzde 10-15 civarındadır. Bu sebeplerden kaynaklı yeni evlenen ve çocuk planlarını erteleyen çiftlere mümkün problemlerini daha önceden öğrenme olanağı veren doğurganlık check-up’ı önermek, gelişen dönemde neler ile karşılaşabilecekleri konusu ile ilgili düşünce vermektedir. 20’li yaşlar bir bayanın gebelik amacıyla en uygun yaşlarıdır ve her ay aşağı yukarı yüzde 25 oranında gebe kalma olsılığı vardır. Yaş geliştikçe gebelik talihi göreceli olarak düşmektedir” şeklinde konuştu.

 

Check-up süreci nasıl ilerler Doğurganlık check-up’ında çiftlere değişik testler uygulandığını ifade eden Op. Dr. Seval Taşdemir, check-up sürecini şu sözlerle anlattı: “Üroloji ve jinekoloji muayeneleri, hormon testleri, sperm analizi, enfeksiyon testleri ardından gebelik amacıyla makul vakit meydana konabilir. Bu testlerde anne ve babanın hikayesinin alınması yararlı olmaktadır. Muayene ve ardından sperm analizi, kan testleri ile gerek görülürse biyopsi, laparoskopi, histeroskopi, rahim filmi gibi daha ileri tetkikler yapılabilir. Bu testlerin ayrıntıyı anne ya da baba adayına özgü olarak planlanır ve çiftin haline göre değerlendirilir. Çiftlere özel yapılan tedaviler ile gebelik talihi artırılabilmektedir. Yeterli ve gereksinim duyulabilecek testlerin yapılması hem çiftlerin çocuk sahibi olma şansını meydana koyacak, hem de parasal olarak yıpranmalarının önüne geçecek, aynı vakitte tedaviye ışık tutacak bulguların toplanmasını sağlayacaktır.”  Doğurganlık check-up’ı niçin bu kadar mühim

 

Op. Dr. Taşdemir, hem vakit hem de parasal kayıpları engelleyebilecek olan doğurganlık check-up’ının önemini şu şekilde açıkladı: “Kadınlarda rahim, yumurta tüpleri ve yumurtalıkların erkeklerde ise testislerin normal çalışmasını bozacak enfeksiyonlar, ilerleme bozuklukları, mümkün kist ve tümörler, hormonal dengesizlikler; çiftlerin istedikleri vakit çocuk sahibi olmaları konusu ile ilgili olumsuzluk yaşamalarına sebep olur.

 

Aynı vakitte yaş, kalıtsal ve bağışıklık sisteminden kaynaklanan sorunlar, aşırı kilo, stres, yorgunluk, sigara, alkol ve genel beslenme bağımlılıkları ile mesleki bölge ve özellikler, psikolojik haller ve geçirilmiş ameliyatlar da üreme sağlığını olumsuz etkileyebilir. Her çift amacıyla yapılabilecek tedavi biçimi ayrı ayrı belirlenmelidir. Hem de erken tanı koymak lüzumsuz vakit ve ekonomik kayıplardan çiftleri koruyacaktır.”  Menopoz yaşı da belirlenebiliyor Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Eksperi Op. Dr. Seval Taşdemir, “Bunun dışında yumurta rezervinin ve fertilitenin değerlendirilmesi amacıyla kandan yapılacak AMH (Anti-Müllerian Hormon) testi ile bayanın menopoz yaşının aşağı yukarıya belirlenmesi söz hususu olabilmekte, ileriki amacıyla yapılacak planlar check-up sonuçlarına göre şekillenmektedir” ifadelerini kullandı.

Çocuklarda beta bakterisi hakkında merak edilenler

çocuk hastalıkları, anne ve çocuk, beta bakterisi hastalığı, çocuğunzun hastalığı

Kış aylarında daha kapalı ve kalabalık ortamlara girmeye başladık. Fakat bu ortamlarda genel hijyen kuralları ve sağlığımıza ilgi etmezsek bulaşıcı hastalıklara yakalanmamız olağan…  Prof. Dr. Emin Ünüvar, bilhassa çocuklarda görülen ve tedavi edilmediğinde önemli sıhhat problemlerine yol açan beta mikrobu ile ilgili merak edilen soruları açıkladı.  İşte çocuklarda görülen beta bakterisi ile ilgili merak edilenler…

Beta Nedir ?

Halkımızın “beta mikrobu” diye bildiği hastalık faktörü tıbbi ismi ile Streptococcus pyogenes adlı bakteridir. Eşdeğer başka ismi de A grubu beta hemeolitik streptokoktur. Bu isimdeki “beta” basitçe kullanılmakta, halkımız da “beta mikrobu” olarak adlandırmaktadır.  Beta mikrobu tehlikeli mi Bu mikrop sıhhatli şahıslarda bulunmaz. Boğazda normalde bulunmayan beta mikrobu boğaz bölgesine gelerek yerleşecek olursa bademcik iltihabına, farenjite niçin olur. Beta mikrobunun niçin bulunduğu bademcik iltihaplanmasının mühim olmasının sebebi geçirilen bademcik iltihabı ardından akut mafsal romatizmasına, ya da böbrek iltihabına niçin olabilmesidir. Akut mafsal romatizması da kalbimizin kapakçıklarında kalıcı hasarlara niçin olabilir. Bu etkenin niçin olabildiği başka hastalık tabloları içersinde sinir düzeneğinin tutulması, çocuklarda birtakım tiklere niçin olması da yer alır. Beta mikrobunun niçin olabildiği bu hastalık tabloları bilhassa 5-15 yaş grubu çocuklarda önemlidir. Eklem romatizması da en sık bu yaş zamanlarında görülmektedir.

Nasıl Anlaşılır ?

Çocukların beta geçirdikleri nasıl anlaşılır Bademcik iltihaplanması olan çocuklarda beta mikrobunun bu hastalığa niçin olup olmadığının anlaşılması boğaz salgısının mikrobiyolojik olarak incelenmesi ile mümkündür. Muayene belirtileri ilk önce değerlendirilir ve gerek görülürse boğaz kültürü yapılarak netice belirlenir.  Bulaşıcı mı Beta mikrobuna bağlı olarak bademcik iltihaplanması yaşamış çocuklar çevreye bulaşıcıdır. Bu bulaşıcılık grip hastalığı kadar yüksek düzeyde değilse de vardır. Tedavi başlanması, antibiyotik kullanılması ile 24 saat içersinde kaybolur. Bulaşma temel olarak damlacık yolu ile, solunum yolu salgılarından olmaktadır. Beta hastalığı bilhassa mevsim geçiş dönemlerinde, kalabalık ve kapalı alanlarda çok basit bulaşır.  Ne vakit hekime başvurulmalı Yüksek ateş, boğaz ağrısı, boyun bölgesinde ele gelen lenf bezi büyümesi, dilin yapısının değişmesi, paslı bir hal alması, boğazın kızararak üstünde ak örtü gibi yapıların oluşması hastalığın ana özellikleridir. Hastanın en mühim yakınması boğaz ağrısı ve ateştir. Bu ikisi olabildiğince karakteristik bulgulardır. Bu bilgiler geliştiğinde bir doktora başvurulmalıdır. Eğer doğru tanı konulmaz ve tedavisi yapılmaz ise yukarıda anlatılan hastalıklar, bilhassa mafsal romatizması riski doğmaktadır.  Nasıl tedavi edilir Beta farenjiti tanısı kesinleştikten sonra mafsal romatizmasının engellenmesi amacıyla antibiyotik tedavisi uygulanır.Penisilin allerjisi varsa bu halde makul olan başka birtakım antibiyotikler de tedavide kullanılabilir. Penisilin tedavisi akut mafsal romatizmasının gelişmesini önler.

Beta aşısı var mı?

Beta mikrobuna karşı bir aşı yoktur. Zira bu bakterinin çoğu değişik aynısı bulunmaktadır. Hem de aşı uygulanması doku benzerliği nedeniyle akut mafsal romatizmasını taklit edebilir. Bunlar öngörülebilen risklerdir. Fakat tanınan gerçek aşısının bulunmadığıdır.  Çocuğu beta yaşamış ailelerin nelere ilgi etmesi lazım olur Çocuğunda beta farenjiti yaşamış aileler saatinde doktora başvurmalı, boğaz kültüründe beta varsa antibiyotik kullanmalı, yoksa antibiyotik almamalı, antibiyotik tedavisi başlanmışsa da tam vakit ve yeterinde doğru olarak kullanmalıdır. Tedavinin ilk 24 zamanında evde kalması, okula ya da kreşe gitmemesi de bulaştırıcılığın önlenmesi amacıyla önemlidir.  Betadan korunmak amacıyla neler yapabilir Ellerin sık sık yıkanması, temiz tutulması, şahsi hijyene ilgi edilmesi, tek kullanımlık mendillerin kullanılması, ev ortamlarının yeteri kadar havalandırılması ehemmiyet taşır. Hasta ve ateşli çocukların evde istirahati makul olacaktır.

Çocuklarınıza Hayır Demeyin Öğrenin

Anne ve Çocuk

Her annenin ortak sorusu: ‘Ben nasıl bir anneyim?’ Dberker Dberker 18 Ocak 2017 Bebeğiniz içinizde büyümeye başladığı andan itibaren akıllara “Ben nasıl bir anne olacağım? sorusu gelip yerleşir.  Acaba yeterli olacak mıyım? Ona iyi bakabilecek miyim? Koruyup kollayabilecek miyim? Bu kaygılarla boğuşurken fazlası kez çocukların kusursuz bir anneye değil, mutlu bir anneye gereksinimleri bulunduğu gerçeğini unutuyoruz!  Eywallah taşıdığımız bütün kaygılara karşın mutlu bir anne olmanın sırrı ne? Mutlu bir anne olmanın öncelikli yolu mutlu bireyler olabilmemizde saklı!  Öncelikli olarak “mükemmel anne” diye birşey olmadığını bilin ve rahatlayın! Hata yapılabilir varlıklar olduğunuzu kabul edin ve şayet işin içinden çıkamadığınız bir hal varsa destek almaktan çekinmeyin. Herşeyi tek başına gögüslemek mecburiyetinde değilsiniz.  Güven verin! Çocuğunuzu dinleyin ve onun hislerini anlamaya çalışın. Size saçma gelen bir niçin onun ağlamasına sebep olabilir. Unutmayın sizde bir vakitler küçüktünüz ve bir oyuncağa sahip olma arzusu ya da yaşadığınız platonik bir aşk sizi saatlerce ağlatabiliyordu.  Hayır demeyi öğrenin! Sadece çocuklarınıza karşı değil, istemediğiniz hallere karşı “hayır”larınız olsun.

 

Ama kesinlikle “hayır”larınızın nedenlerini anlatın. Nedenlerini sabırla çocuğunuza anlatmadığınızda daimi “hayır” diyen bir makineye dönüşebilirsiniz.  Şaçınızı süperge etmeyin! Tüm yaşamınızı çocuklarınıza, eşinize, evinize adamak çoğu uzmanın da belirttiği üzere sıhhatli bir hal değil. Kendi hayatınızı pas geçmeyin. Arkadaşlarınızla, eşinizle zaman geçirmeyi ihmal etmeyin. Önceden keyif aldığınız şeyleri yapmaya devam edin. Hayatın renklerini kaçırmayın.  Kendinize tanıdığınız istiklal alanını çoçuklarınıza da tanıyın! Çocuklarınızı kendinize yapıştırmayın, sizden bağımsız sıhhatli bireyler olabilmeleri amacıyla özgürleşmelerine izin verin.

Kendinizi diğer annelerle kıyaslamayın! Her temas kendisine özeldir, kendi doğrularınızı bulun.  Onlar bizim yarım kalan hırsılarımızın ve arzulalarımızın tamamlayıcısı değiller! Onlara bu tür bir misyon yüklemeyin. Kendilerine özel becerilerini keşfetmelerine yardımcı olun ve yetenekleri tarafında yürümeleri amacıyla onları destekleyin.  Kulaklarınızı gerektiğinde açın! Etrafınızdaki herkesin deneyimli birer “pedagog” gibi davrandığı anlarda kulaklarınızı lüzumlu verileri alacak kadar açın. Çocuklarınızla ilişkinizde kendinizi bir çıkılmazın içersinde hissediyorsanız gerçek bir “pedagog” la görüşmekten çekinmeyin. Bu sizi yetersiz bir anne yapmaz, korkmayın.  Bunlar “mutlu bir annenin” deneyimlerinden esinlenmiş bir kaç küçük tavsiye. Annelik çok uzun ve soluk aldıkça devam eden bir serüven.

Diş Gıcırdatmanın Nedeni ?

Diş Gıcırdatmanın Nedeni

Diş gıсırdatma çoсuklarda sık rastlanılan bir sorun. Özellіkle uyku sırаsındа уapılan gıcırdatmalar aіleler tarafından daha kolay fark edіlebіlіyor. Nedenlerі gelіşіmsel olabіlеcеğі gіbі psikolojik ve sistemik bazı sorunlardan dа kaynaklandığından tеdavinin nеdеnе bağlı yapılmaѕı gеrеkiyor. Diş Hekimi Rüyаn Gеnç Tunç, bebeklerde vе çoсuklаrdа diş gıcırdatmayla ilgili önemli bilgileri bizlеrlе рaylaşıyоr.

Diş gıcırdаtmа tıp dіlіnde Bruksizm оlarak adlandırılır. Genellіkle uyku ѕıraѕında, dişleri bilinç dışı bir şekіlde sıkаrаk yapılan bir eуlemdir. Çocukların uуku ѕıraѕında dіşlerіnі gıcırdattığı genellikle aileler tarafından rаhаtçа fаrk edilmektedir. Aslında çoсuklarda yoğun karşılaşılan durumlаrdаndır.  Pedodontiѕtlerin уaptığı araştırmalarda; dış gıcırdatmanın üç ana grupta toplandığı görülmüştür: Diş Gıcırdatmanın Nedeni ? yazısına devam et